Marketler gerçekten enflasyonla mücadele ediliyor mu ?



malum olduğu üzre ülkemiz bir süredir ne olduğu belli olmayan yabancı para dalgalanması yaşamakta.bu dalgalanmanın neticesinde ülke insanının en fazla kullandığı para birimi olan dolar arttı. dolar artınca iğneden ipliğe hemen her şeye zam üstüne zam geldi. bu zamlar birbiri ardına öyle gelmeye başladı ki, insanlar her sabah marketlere gittiğinde yeni fiyatlarla karşılaştı. uzun bir müddet zam bombardımanı kararlıkla devam etti. sanki zamları birbiri ardına patlatan iş yeri, market sahibi sahipleri, vesairesi, “yakaladık işte fırsatı, böyle fırsat bir daha ele geçmez yerleştirin gitsin” der gibiydi. gıda maddelerinden tutunda, barınma ve giyecek ihtiyacına kadar aklınıza ne geliyorsa her şey doların yükselmesinden nasibini aldı ve fiyatlar neredeyse iki kat arttı.

yükselen doların tetiklediği fiyat artışları toplumda memnuniyetsizliğe yol açtı. bu memnuniyetsizliği gören devlet yetkilileri bir dizi tedbirler aldı. bu tedbirlerin kamuoyu tarafından en bilineni “enflasyonla topyekün mücadele” ismi altında gerçekleşti. özellikle büyük market zincirleri bazı ürünlerde “indirime gittiklerini” açıkladı. bu indirim oran olarak %10 ‘du. ve hala içinde bulunduğumuz an itibarıyla büyük marketlerin vitrinlerinde “enflasyonla topyekün mücadele” ile ilgili görseller pankartlar, bilmem neler dolu.

BÜYÜK MARKETLER GERÇEKTEN “ENFLASYONLAR TOPYEKÜN MÜCADELE” EDİYOR MU ?

tabi ki buna kesinlikle inanmıyorum. bir vatandaş olarak ben, bir “mücadele” görmedim.”enflasyonla topyekün mücadele” adı altında yapılan nedir, ne değildir. bu mücadeleyi uzaylılar mı yapıyor, kim yapıyor (tabiri mi mazur görün) bir bok anlamadım. marketlerin vitrinlerini süsleyen dev pankartları, koca koca verilmiş ilanları gören bir vatandaş sevinerek marketlerin içine girdiğinde tuhaf bir hayal kırıklığı yaşıyor. fiyatların düştüğü yok, hatta dikkatli bir tüketici fiyatların daha da yükseldiğini çok rahatlıklar gözlemleyebilir.

PEKİ NEDEN OLMAYAN BİR ŞEYİ VAR GÖSTERİYORLAR ?

her alanda böyleyiz. yaygarayı, yalan konuşmayı, olmadığımız manaların maliki gibi görünmeyi çok seviyoruz. devlet, zabıtalar vasıtasıyla marketlere baskınlar düzenleyerek etiketlerde anormal bir oynama olup olmadığını kontrol ettiğini söylüyor. bazı bölgelerde zabıtaların fiyatlarla oynayan iş yeri sahiplerine ceza kestiği filan söyleniyor ama ben daha ceza yiyipte durumunda bir değişiklik yaşamış yani “adam olmuş” bir patron görmedim.

CEZALAR CAYDIRICI DEĞİL

her zaman söylediğim bir laf var; ülkemizdeki cezalar kesinlikle caydırıcı değil. kanun var ancak denetim yok.denetim olmadığı için isteyen istediği haltı çok rahat ve hiç bir engele takılmadan yiyebiliyor. yakalandığında ise çok komik cezalar karşılığında aklanıp her şeye yeniden daha da profesyonelce başlayabiliyor.

bugün büyük bir market zincirinin satmış olduğu zeytinyağı (!) devletin web sayfasında “sahte” diye teşhir ediliyor. ama söz konusu marketin umurunda bile değil. adı “sırım” olan bu sözde zeytinyağını hala bütün marketlerinde satmaya devam eden söz konusu market, nasıl böyle pervasızca hareket edebiliyor anlamıyorum…

oysa halkın sağlığıyla oynayan insanlara öyle güzel cezalar vereceksin ki kimse bir daha aynı işlere tevessül etmesin; halkın, çoluk çocuğun, hamile insanların, yaşlıların sağlığıyla oynayamasın.

çok yakın arkadaşlarımdan duymuştum; almanya’da en büyük iki suç varmış, birisi devleti dolandırmak diğeri ise halkın sağlığıyla oynamak. bizim güzel vatanımızda ise sözüne ettiğim iki suç en hafif cezayı gerektiren suçlardan.insanın içi acıyor gerçekten.

 

 

 



2 yorum

  1. ben bu markete ne zaman girsem hep etiketler yanlış. bir şeyle mücadele ettikleri yok. oyun oynuyorlar sadece. sıfır nokta bilmem kaç kuruşluk bir indirim yapmışlar televizyonlarda gazetelerde koşun koşun her şey bedava algısı oluşturuyorlar.

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*